Wednesday, August 14, 2024

Eski Piramitlerde Suyun Gücü: Zoser Piramidinin Sırrı Çözülüyor Mu?

Ağır kayaları kaldıracak kaldıraç
yokken bu yapıları nasıl inşa edilmiş?
    Mısırlı piramitlerin inşaatı hala tarihin en büyük gizemlerinden biridir. Birçok araştırma vinçler, rampalar, mandallı kaldırıcılar, döner sistemler, asansörler ve bu metotların kombinasyonları incelemiştir. Bu metotlar genellikle Orta ve Yeni Krallıkta (M.Ö. 1980-1075) inşa edilen daha küçük piramitlere odaklıdır, ancak eski Krallıkta (M.Ö. 2675-2130) inşa edilen çok daha büyük piramitlerle bu metotlar yetersiz kalıyor.

On yıllar süren araştırmalara rağmen, eski Mısırlıların her biri 2,5 metrik tondan fazla ağırlığa sahip milyonlarca devasa kireçtaşı bloğundan yapılmış piramitleri nasıl inşa ettiklerine dair yaygın olarak kabul edilen bir açıklama yoktur. Ancak yeni bir araştırma büyük tartışmaya neden olan bir teori ortaya attı: Mısır’ın ilk ana piramidi olan Zoser Piramidinin hidrolik kaldırma sistemiyle inşaat edilmiş olabileceğini söylüyor.

Mısır'ın en eski piramit olan Zoser Piramidi, bir araştırmaya göre,
hidrolik kaldıraç teknolojisiyle inşa edilmiş olabilir.

Zoser Piramidi: Yeniliğin Anıtı

4,500 yıllık olan Zoser Piramidi Mısırlılarınn mimarisinde önemli bir dönüm noktası olarak dikkate alınıyor. M.Ö. 2680 civarında, Üçüncü Hanedan’a ait Firavun Zoser için yapılmış bir cenaze kompleksi olarak inşaat edilen piramit, daha önce kerpiçten yapılmış olan anıtların aksine kireç taşından yapılan ilk anıttır. Kendi zamanın en uzun yapısı olan piramit 62 metre uzunluğuna sahip ve her biri 300 kg ağırlığa sahip olan milyonlarca kireç taşlardan oluşuyor. Bu piramidin tasarımı Dördüncü, Beşinci, ve Altıncı Hanedan’lara inşa edilen daha büyük ve daha ünlü piramitlere ilham kaynağı olmuş.

Yeni Teori: Hidrolik Kaldıracın Varsayımı

Yeni bir araştırma, çoğunlukla rampalar, vinçler ve insan gücüne odaklanan önceki  teorilerin aksine, Zoser Piramidi bir hidrolik sistemiyle inşaat edilmiş olabileceğini ortaya atıyor. Şimdi araştırmacılar, eski Mısırlılar kayaları taşıyan şamandırayı yukarı kaldırmak ve indirmek için suyu kullanmış olabilecekleri farz ediyorlar, bu da inşaat süreci önceki teorilerden daha kolay hale getirir.

Zoser Piramitteki dikey boşluk
    Araştırmaya göre, piramidin ortasında kuyu gibi duran uzun ve dikey bir boşluk var. Sakkara platonun güneyinden eski akarsularla gelen suların Zoser Piramidi çevreleyen derin su hendekleri ve tünellerden oluşan bir ağa yönlendirerek bu sulardan yararlanarak hidrolik bir sistem kurabilirlerdi. Su, 650 metre uzunluk ve 350 metre genişliğe sahip ve kireç taşından yapılmış büyük bir dikdörtgen yapı olan Gisr el-Mudir’de depolanabilir ve ayarlanabilirdi. Daha önce bir kale, sığır için bir alan, ya da bir kutlama alanı olarak kullanılmış yapının bir kontrol barajı olarak da kullanılabilir. Ayrıca, akarsular ve tüneller suyla birlikte gelen çamurla tıkanmaması için sular bu yapıda filtre de edilebilir.    Piramitteki boşluk tam da piramidin merkezinin yakınında ve tabanında bir tıpa bulanan bir granit kutunun bulunduğu yerde başlar. Yaygın olarak bu kutunun firavun Zoser’in mezar hücresi olduğunu varsayıldığı halde, araştırmacılar bu kutu suyunun akışı ihtiyaca göre kontrol altına alarak hidrolik sistemi çalıştırmak için yapılmış olabileceğini düşünülüyor. Bu boşluk aynı zamanda piramidin dışında bulunan başka bir dikey boşluğa uzanan 200 metrelik bir yeraltı tüneline bağlı. Araştırmaya göre, dışarıdaki boşluk Zoser Piramidi ve etraftaki yapıları çevreleyen ve İngilizce’de “Dry Moat” (Kuru Hendek) olarak adlandırılan büyük bir su kanalından temin edilen bir su taşıma bölümüne bağlı olabileceğini vurguluyor. Kanalın bir bölümünde araştırmacılar su arıtma tesisinin teknik ihtiyaçlarını karşılar gibi görünen, derin hendekteki bölmelerinde anıtsal ve doğrusal kaya oyma yapısı buldular. Yerleşim havuzu, tutulma havuzu ve arıtma sistemi içeren bu tasarım, modern su tesislerinde hala yaygın olarak kullanılmaktadır. Gisr el-Mudir ve Kuru Hendek’in iç güney bölümü suyun kalitesi artıran ve akışı pratik amaçlar ve ihtiyaca göre düzenleyen bir birleşik hidrolik sistemi olarak çalıştıklarını söyleniyor.

Zoser Piramidi bulunduğu alan morla işaret edilmiş.
Su Gisr El-Mudir'den piramidin işaat alanına geliyor.

Üstteki resim piramidin tünnellerle bağlantıları gösteriyor.
Alttaki resim ise hidrolik kaldıraç sistemin çalışma prensibi gösteriyor.
Aralarındaki benzerliği fark ettiniz mi?

Eski Hidrolik Bilimi: O Zamanı Aşıyor Mu?

Bu araştırma, günümüzde kuru bir alan olan Sahara Çölü'nün, binlerce yıl önce daha düzenli yağışlar yaşadığını ve bu nedenle geniş bir savanayı andırdığını gösteren paleoklimatoloji ve arkeoloji bulgularına dayanır. Bu eski çevresel koşulların, bir hidrolik kaldırma sistemini destekleyecek nitelikte olduğunu öne sürmektedir. Bu teori doğru çıkarsa, bu eski Mısırlıların hidrolik biliminde düşünüldüğünden daha gelişmiş olduklarını gösteriyor.

Ancak bundan şüphelenenler vardır. Sahara’nın yeşillik dönemi muhtemelen 3000 M.Ö. başlarında sona ermiş, bu yüzden hidrolik sistemleri çalıştıracak kadar yeterli su bulunduğundan kuşkulananlar var. Dahası, araştırmacılar ani seller piramitlerin inşaatı için yeterli su sağladığını söyleseler de bazı bilim adamlar böyle bir hidrolik sistemine dair kesin bir delil yoktur diye ikna olmadıklarını ifade ettiler.

Ayrıca, Zoser Piramitteki iç boşluk Giza Büyük Piramdi gibi daha sonra inşa edilen piramitlerde havalandırmak, aydınlatma, içerdeki basıncı çıkartmak için; törenler için astronomik hizalama, ya da ahiret inancına yönelik bir manevi önemi için yapılmış da olabilir. Ancak ilk büyük anıt sayılan Zoser Piramidi önce yüzeyi geniş düz bir mezar olarak başladığı sonra üst inşa edildiğini bir deneysel yapıydı olduğunu düşünülüyor, bu yüzden iç özelliklerinin gerçek amacı ne olduğunu bilinmiyor.

Tartışma Sürüyor: Daha Fazla Araştırma Lazım

Bu piramidin inşaatında suyun oynadığı rolü ile ilgili ilk tartışma değil. Mayıs ayında yayınlanan bir araştırmaya göre Nil Nehrinin kurumuş bir kolu bulunmuş,ve büyük nehrin büyük kireç taşları piramitlerin inşaat alanına taşınmasının sağladığını varsayıldı. Dahası, başka alanlarda eski Mısırlıların hidrolik aletleri kullandıklarına dair deliller var.

Sonuç: 

Ne zaman böyle bir şey okusam hemen aklıma çok sevdiğim bir hocanın sözü gelir:

“Gördüğüm öğrencilerin çoğu tarih dersi sevmiyor, nedeni sorduğumda: “Tarih savaşlarla dolu ve çok ezber var,” diyorlar. Halbuki tarih çok zevkli bir ders olmalıydı: Sultan Fatih’in gibi büyük adamların zaferlerinden ilham alırken, geçmişte varolan felaketler ve hatalardan dersler çıkararak daha iyi bir gelecek kurabiliriz. Bu da eğitim sisteminin eksiklikleri vurguluyor.”

Mikrobu ilk bulan Pasteur değil, Mehmed Şemseddin’dir olduğunu kaç kişi biliyor? Newton’dan 700 yıl önce yerçekimi, ve Galileo’dan 600 yıl gezegenlerin Güneş’in etrafında döndüğünü El-Biruni bulduğunu da kaç kişi bilir? Neden bunlar tarih dersinde öğretilmiyor?

Bazen düşünmeden edemiyorum: Bizden öncekilerin bilgilerinden faydalanarak çalışmalar yapsak ne kadar ilerleyebiliriz?

Tarih okuyan, ondan ilham alan ve ders çıkaran insanlardan olalım.

"Tarih çok büyük bir erken uyarı sistemidir." Norman Cousins

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Lütfen yorumlarda ne düşündüğünüzü yazın.


Kaynak:

No comments:

Post a Comment

7 Yaşındaki Yumurcak, Evinin Bahçesinde 140 Milyon Yıllık Fosiller Buldu!

   Arkeoloji ve paleontoloji alanlarındaki birçok önemli buluşlar tamamen tesad bulundu: İnsanlar bahçe/arazi işlerle uğraşırken birden ayak...