Tuesday, August 20, 2024

$1 milyonluk varsayımlı portföyleri: Seçkin İsviçre okulunda zengin ailelerin çocukları para hakkında nasıl eğitim alıyorlar?

  • “Faiz oranları, enflasyonu, hisse yatırım portföyleri herkes bilmel, ama kimse bunları öğretmiyor,” dedi İsviçre'deki seçkin yatılı okul Institut auf dem Rosenberg'in başkanı Bernhard Gademann.

  • Öğrencileri varsayımsal $1 milyon portföyleri yönetiyor ve seçtikleri yatırımları deneme kurulu değerlendiriyor.

  • Araştırmalara göre lisede finansal eğitim dersi almak fayda sağlıyor.


Institut auf dem Rosenberg, St. Gallen, İsviçre’de bulunan yatılı bir özel okul.


    Öğrenci başına yılda $160,000 aşan ücretiyle, İsviçre’deki St. Gallen’de bulunan Institut auf dem Rosenberg dünyanın en pahalı yatılı okullarından biri olabilir. Bu yüzden, öğrencilerin para hakkında eğitim almaları gayet doğal.

    Ancak temel bütçe ve kredi yönetme metotlara odaklanmaktansa, İsviçre derneğinin finans dersleri servet kazanma, hayırseverliği, aile işyerleri ve veraset yönetmeyi de kapsıyor.

    “Gelecek liderleri eğitmek bize bu ders kavramlarında öncü olmanın mutluluğu verir,” okulun başkanı Bernhard Gademann dedi. “Herkes faiz oranları, enflasyonu, hisse yatırım portföyleri bilmeli, ama kimse bunları öğretmiyor.”

    Servet kazanma ve finansı kapsayan en popüler derslerin birinde öğrenciler varsayımlı (gerçekte var olmayan) $1 milyon dolarlık portföyler yönetiyor ve seçtikleri yatırımları aile ofisinin deneme kuruluna sunuyorlar - zengin aileler yatırımlarını yönetmek için kurdukları özel şirketler.

    Derslerde 12-18 yaşlarındaki öğrenciler, varlık sınıfları, risk ve ödül karşılaştırması ve birleşik getirinin gücü öğreniyorlar.

    Gademann’a göre bu konular “akademik olmadıkları” düşünüldüğü için geleneksel öğretim programlarının dışında tutulur. Oysa burada öğretilenler matematik, biyoloji ve diğer derslerde de uygulanabilir.


Bernhard Gademann, öğrencilerle sınıftayken


    “Dinamikleri, sonuçları ve bunlar neden bağlantılı olduklarını anlamak gerçekten önemlidir, çünkü bunlar günlük hayatınızın her alanını etkiliyorlar,” dedi Gademann. “Tüm bunlar birbirine bağlıdırlar, ve servet kazanmayı görmezlikten gelmemeli.”

    “Bu bilgiler ve eğitimi (öğrencilere) öğretmezsek onlardan başarılı olmanın fırsatı gerçekten çalmış oluruz,” diye ekledi.

Finans eğitimin ömür boyu süren menfaati

    Çoğu öğrenci böyle dersleri alamazken, ABD’de finansal eğitim vermeye girişen liselerin sayısı artıyor.

    Orta ve lise öğrencilerine finans eğitimi vermeye odaklanan ve kar amacı gütmeyen “Next Gen Personal Finans” (Sonraki Neslin Kişisel Finans) derneğinin topladığı son bilgilere göre, 2024’ten itibaren tüm eyaletlerdeki liselerin yarısından fazla öğrencilerinden mezun olmadan önce kişisel bir finans ders almalarını zorunlu kılıyor ya da bunu zorunlu kılmanın sürecindedirler.

    Yapılan araştırmalara göre lisede finans dersi almak işe yarıyor.

    Aslında, “Tyton Partners” ve “Next Gen Personal Finans” tarafından yönetilen bir danışma firmaya göre, bir dönemde bir kişisel finans dersi tamamlamak her bir öğrenciye aşağı yukarı $100.000 ömür boyu fayda sağladığını gösteriyor.

“Next Gen”in kurucu ortağı, icra kurulu başkanı, ve aynı zamanda “CNBC Global Financial Wellness Advisory Board” (CNBC Küresel Finansal Refah Danışma Kurulu)un üyesi olan Tim Ranzetta’ya göre bu finansal değerin büyük bir kısmı yüksek faizli kredi kartı borcundan kaçınmayı öğrenmekten ve sigorta, otomobil kredileri ve konut ipotekleri gibi önemli harcamaları için tercihli borçlanma oranlarını güvenli bir şekilde almak için daha iyi kredi notlarından yararlanmaktan gelir.

Ancak, öğrenciler genellikle en çok yatırımla ilgileniyorlar. “Söz konu servet kazanmak ve bir milyoner olmak olunca öğrenciler kıpır kıpır olurlar,”  Next Gen'ın eğitimsel ulaşım dikrektörü Yanely Espinal dedi.

Bundan dolayı öğretmenler ve okullar bu derslere öncelik vermeye başladılar, çünkü kişisel finans derslerde öğrencilerden en çok katılımı alan konular bunlardır, dedi Espinal. “Onları en çok ilgilendikleri yerden yakalamalısın.”


Bu makalede bir mülakat videosu da var.

Videoda kişisel finans eğitimi veren bir lise öğretmeniyle yapıldı: Lisede dünyanın dört bir yanından 20 dilden farklı dil konuşan 200 öğrenci var, ve bir öğretmen hepsine kişisel finans desri vermek için kendini adadı.

Öğretmen öğrencilerden bir ayda bir apartman, yatak, ve mobilya gibi varsayımlı ürünleri almaları için paralarını yönetmelerini istiyor ve sonuca göre performanslarını değerlendiriyor. Öğretmen bu dersin yararları her gün gördüğünü söylüyor: Öğrenciler derste aktif, öğrendikleri evlerinde ve özel hayatlarında uygulayarak daha iyi finansal kararlar verdikleri söylüyor. Ayrıca Montana Eyalet Üniversitesi'nden profesör Carly Urban bu ders sayesinde öğrencilerin puanları yükseliyor, suç işleme oranları azalıyor, ve kredi kartlara bağımlılıklarını da azaldığını vurguluyor. Hatta bir öğrenci bu dersi aldıktan sonra yatırım yapmaya başladığını söylüyor.

“Hayatının her alanında uygulayabileceğin birkaç derslerden biridir,” dedi başka bir öğrenci.


CNBC Küresel Finansal Refah Danışma Kurulu’nun üyesi olan Espinal: “Yatırım yapmayı öğretirken uzun vadeye odaklanmalısınız,” tavsiyesinde bulundu. Bütçeleme, bankacılık, üniversite ödemeleri, vergiler, kredi yönetimi ve para psikolojisi aynı derecede önemli olduğunu da söyledi.

“Finansal eğitimi TikTok’a bırakmayalım,” dedi. “Resmi bir eğitimi vermekle ilgili ciddi olmalıyız.”

Birçok araştırma da finansal eğitim ile finansal huzur (ikide bir para sıkıntısı çekmemek) arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor.

Christiana Stoddard ve Carly Urban tarafından Ulusal Finansal Vakfı için hazırlanan 2018 raporuna göre genç yaşlardan itibaren kişisel finans dersleri alamaya zorunda kalan öğrenciler, üniversite masraflarını karşılamak için daha düşük maliyetli krediler ve burslardan yararlanmalarının olasılığı daha yüksekken, özel kredilere veya yüksek faizli kredi kartlarına başvurma olasılığı daha düşük olduğunu gösteriyor.

Dahası, finansal eğitimi teşvik etmeyi amaçlayan “Financial Industry Regulatory Authority’s Investor Education Foundation” (Finans Endüstrisi Düzenleme Kurumu’nun Yatırımcı Eğitim Vakfı) tarafından 2016’da elde edilen bilgilere göre, finansal eğitim dersi alan öğrenciler, genç yetişkinlik dönemlerinde daha iyi ortalama kredi notlarına ve daha düşük borç temerrüt oranlarına sahip olduklarını gösteriyor.

Ayrıca, “Brookings Institution” (Brookings Kurumu) tarafından 2018’de yapılan bir araştırmaya göre genç finansal eğitimi, 25 yaşında varlık birikimi ve net varlığına olumlu bir şekilde bağlantılıdır.

Daha yüksek finansal eğitime sahip olan yetişkinler yaşıtlarına göre tipik bir ayda geçimlerini sağlamakta daha az zorlanmakta, kredi ödemelerini tam ve zamanında yapma olasılıkları daha yüksek ve borçla sınırlı kalma veya finansal açıdan kırılgan olmalarının olasılıkları daha düşük olmaktadırlar.

Ayrıca, 2017’den bu yanna, TIAA Institute-GFLEC Kişisel Finans Endeksi tarafından yıllık olarak yapılan araştırmalara dayanan verilere göre, daha yüksek fianasal eğitimi alan kişiler emeklilik için tasarruf etme ve plan yapma olasılıkları da daha yüksektir.

Bu arada, ABD’de okullarda kişisel finans dersler ün kazanmaya devam ediyor.

Ayrıca, Next Gen’in yasa takip sistemine göre, 20 eyalette karara bağlanmamış 50 adet daha kişisel finans eğitimi yasa tasarısı da vardır.


Çevirmenin Yorumu:

Bir süre önce Faruk Toktamış tarafından yazılan “Bir Öğretmenin Anıları” kitabı okumuştum, ve bu makale eğitim kısmı tam da kitapta geçen iki alıntıyla örtüştüğünü fark ettim:

  1. Öğretimini tamamlayan, fen derslerinde de çok başarılı olmuş nice öğrencilerimizin ampul değiştirmekteki şaşkınlıkları, tüpgaz dedantörlerini yerine takmaktaki acemilikleri veya bir sigorta telini değiştirmekteki beceriksizlikleri düşünüldüğünde, öğretimin ne denli eksik kaldığı ve eğitimin ise tamamlanamamış olduğu açıkça görülmektedir.
  2. (ABD’ye gittiğimde) bizim ortaöğretim sistemimizde belli bir sınıfta yıl sonunda sadece bir dersten başarısız olunması halinde tüm yılın kaybedileceğini, geri kalan on iki dersin bir sonraki yıl tekrar edilmesi gerektiğini söylediğimde herkes şaşırıp kalmıştı. Hele aynı durumun ertesi yıl da oluşması halinde, öğrenciye belge verileceğini ve okulla ilişkisinin kesileceğini, eğitim hayatının orada sona ereceğini anlattığımda ağızları hayretten açık kalmıştı.

Ben üniversiteden mezun olduktan sonra yaklaşık iki yıldır işsiz kaldım, ardından asgari ücretin altında bir fabrikada bir yıl çalıştım. Lisedeyken bunca ders, ezber ve sınav yapıyorduk, ama üniversiteye gittiğimizde bunların birçoğunun aslında gerekli olmadığını fark ettim. Oysa İsviçre'deki okullarda olduğu gibi finansla ilgili dersler almış olsaydım, en azından üniveristedeyken part-time çalışarak hem para kazanıp onları değerlendirebilir hem de iş tecrübesi kazanabilirdim. Oysa John D. Rockefeller, ABD’nin en zengin adamlarından biri olmasına rağmen, bazı zengin ailelerin yaptığı gibi çocuklarını altın kaşıkla beslememişti. Tam aksine, onların harçlığı bazı işleri yapmanın karşılığında maaş olarak verirdi, sonra paranın bu kadarını kumbaraya koymaları, bu kadarını yatırım yapmaları ve bu kadarını da harcamaları için eğitirdi. Sonuç olarak, çocuklarının her biri başarılı devlet adam ve iş insanları oldular.

Geçmişe dönüp olanları değiştiremeyiz, ancak bugünün nesline "Keşke bilseydim" dediğimiz şeyleri öğreterek daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz. Değişim kendimizden başlar. Çocuklarımıza yararlı bilgiler öğretmek ve onlara sağlıklı alışkanlıklar kazandırmak dileğiyle.

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Lütfen yorumlarda ne düşündüğünüzü yazın.

No comments:

Post a Comment

7 Yaşındaki Yumurcak, Evinin Bahçesinde 140 Milyon Yıllık Fosiller Buldu!

   Arkeoloji ve paleontoloji alanlarındaki birçok önemli buluşlar tamamen tesad bulundu: İnsanlar bahçe/arazi işlerle uğraşırken birden ayak...