Çevirmenin Notu: Bu makale genel okura uyması için genel anlamını koruyarak bazı ifadeleri değiştirdim. Yazarın bahsettiği diğer makaleleri daha sonra çevirir paylaşırım.
Bugün benim 40. doğum günüm.
Bir asır önce 30 yaşıma geldiğimde “20 yaşındayken hayatta kalmak” için hayat dersleri paylaştığım bir makale ve “30 yaşlarında üstün olmak” için kalabalık kaynaklı bir tavsiye de yazdım. Anlaşılan bunları sevmişsiniz.
Şimdi sizlere bir o kadar güzel şeyler vereceğim: 40 yaşındayken “Keşke 20 yaşındayken bilseydim” dediğim 40 hayat dersi.
Hadi başlayalım.
1. Diğer insanlarla olan ilişkilerin, kendi kendine olan ilişkisinin açık yansımasıdır
Kendine kötü davranıyorsan, o zaman bilinçsiz bir şekilde sana kötü davranacak insanları arayacak ve onları müsamaha edeceksin.
Eğer kendine itibarlı ve saygılı bir şekilde davranıyorsan, o zaman sadece sana itibar ve saygıyla davrananlara müsamaha edeceksin.
Kendine karşı doğru dürüst ol, dünyaya karşı doğru dürüst ol.
2. Kendin hakkında daha iyi hissetmenin tek yolu seni iyi hissettiren şeyler yapmaktır
Saygınlık kazanılır, alınmaz.
3. Tek başarısızlık denememektir
Tek reddetme sormamaktan geçer. Tek hata hiç risk almamaktır.
Başarı ve başarısızlık bir şeyler yaptıktan sonra gelmez, onlar sadece yapmadan önce kafanda var olan hayal meyal şeylerdir.
Sonuçta, herşey bu ikisinin bir karışımından ibarettir. Tek gerçek başarısızlık hiçbir şey yapmamaktır.
4. Kimse seni kurtarmaya gelmeyecek
Hiçbir hedef, başarı, ilişki; hiçbir şey tek başına tüm sorunlarını çözmeyecek.
Kimse seni düzeltmeyecek. Her zaman hayatın hakkında biraz yetersiz ve tatminsiz hissedeceksin.
Böyle hissetmen kimsenin suçu değildir.
Aslında, bu senin hakkında tamamen olağan bir şey olabilir.
5. Sahip olmak istediğin ortağı/eşi kendin ol
Sağlıklı ve zinde bir eş istiyorsan, o zaman kendin sağlıklı ve zinde ol. Sadık ve güvenilir bir eş istiyorsan, o zaman kendin sadık ve güvenilir ol.
Başka bir deyişle, kendi kendini eş olarak alır mıydın?
Cevabın hayır ise, o zaman burada büyük bir sorun var demektir.
6. Hayattaki en değerli şeyler uzun zamanda birikerek gelirler
Sağlık, servet, ilim, özgüven, ve ilişkiler hakkında konuşuyorum.
Gençken bu şeyler yavaş oldukları için seni çok rahatsız edecek.
Ancak genç yaştan başlayarak ve hiç durmadan onları geliştirmeye çalışırsan, 30 ve 40 yaşına gelene kadar inanılmaz bir hayatın olacak.
7. Hayattaki en çekici ve heyecan verici şeyler zıt olanlardır
Bu tür şeyler başlangıçta son derece eğlenceli, ama günün sonunda çok az değer verirler.
Sosyal medya, video oyunları, tatiller, vs. Gençken bu şeyler dikkatini dağıtır, ve hem zaman hem de dikkatinden büyük bir pay alır.
İlk denemesi inanılmaz. İkincisi bir o kadar zevkli. Ancak daha sonra bu zevk yokuştan inercesine kaybolur.
Bunları azıcık dene, ama sonrasında bırak ve yoluna devam et.
8. Seni heyecanlandıran şeyleri geri çevirmiyorsan, o zaman önemli şeylere odaklanmıyorsun
Dünyamız resmen dürtü ve fırsatlarla dolup taşıyor.
Bazı şeyleri geri çevirmekte zorlanmıyorsan o zaman önceliklerini doğru dürüst sıralamadın.
9. Tüm problemlerine sorumluluğu üstlenmek acı çektirmekten çok acıyı yatıştırır
Çoğu insan hayatındaki tüm acılara sorumluluğu üstlenmek sadece durumu kötüleştireceğini zanneder.
Aslında tam tersi doğrudur. Ne kadar çok sorumluluk üstlenirsen, acının üstesinden gelmek için kendini o kadar güçlü hissedeceksin.
(Burada Mark senden kendini bu soruyu sormanı istiyor: Bu durumda yapabileceğim en iyi şey nedir?)
Çünkü,
10. Suçladığın kimseye güç veriyorsun
Birilerini sorunlarından dolayı suçlarsan onlara güç veriyorsun. Senin mutluluğunu ve refahı onların tanımlamalarına ve belirlemelerine izin veriyorsun.
Bu tamamen aptallık, yapma.
Değmez zaten.
11. Birilerine (...) olduğunu söylemek zorundaysan, o zaman gerçekten öyle değilsin
Zengin bir adam insanlara zengin olduğunu göstermeye gerek duymaz.
Akıllı bir adam insanlara akıllı olduğunu söylemeye gerek duymaz.
Özgüvenli bir adam insanlara özgüvenli olduğunu söylemeye gerek duymaz. O sadece öyle.
Öyle olduğunu söylemektense, öyle ol.
12. Motivasyon bir eylemin nedeni değil, onun etkisidir
Bir şeyler yapmak için motivasyon hissetmek istiyorsan o şeyi tamamlamak için en küçük şekilde harekete geç.
Sonrasında akışı takip et.
13. Aşk, bir vaadin nedeni değil, onun etkisidir
Birilerine kendini adamak için onunla mükemmel bir ilişkide olmayı bekleyemezsin.
Mükemmel bir ilişkide olman için kendini o kişiye adıyorsun.
14. Tutku, iyi işin nedeni değil, onun etkisidir
Yapmayı sevdiğin bir şeyi bulana kadar beklemeyezsin.
Bir seyi güzel yapmayı öğreniyorsun, sonrasında yeteneği ve aracılığın geliştikçe bu işi hakkında tutkulu olursun.
15. Evlendiğin kişi kavga ettiğin kişidir
Satın aldığın evi tamir edersin. Hayallerini kurduğun işi hakkında gergin olursun.
Doğal olarak, herşeyin bir fedakarlığı vardır. Bizi iyi hissettiren şeyler eninde sonunda bizi kötü hissettirecek.
16. Mutlu bir hayat gerginliği olmayan hayat değil, gerginliği anlamlı olan hayattır
Bu üstteki kuralın devamıdır.
17. Egzersizi bir şeye karşılık olarak görme
Birkaç kilo veya istediğin burger ya da dondurmayı yiyebilmek için antrenman yapma. Bu zihniyetle hemen motivasyonunu kaybeder ve vazgeçersin.
Onun yerine, antrenman bir yatırım olduğunu gibi düşün. Antrenmanda ne kadar enerji sarf edersen kat kat enerji geri alırsın.
İşin püf noktası şu ki bu enerji size haftalar, aylar, ve yıllara yayılarak geri döner.
İşte bu yüzden her gün küçük antrenmanlar yapmak, ara sıra güç antrenman yapmaktan çok daha iyidir.
18. İnsanlara güven
İnsanların çoğu iyidirler. Bazen seni incitebilir ya da seni mahcup edebilirler, ama diğer seçenek bundan çok daha kötü.
19. Dertsiz bir hayat diye bir şey yoktur
Warren Buffett'ın parasal sorunları var. Evsiz bir adamın da parasal sorunları var, ancak Buffett'ın parasal sorunları evsiz adamınkinden çok daha caziptir. Sorunlar öylece kaybolmaz, sen büyüdükçe ve geliştikçe bu sorunlar daha iyi sorunlara dönüşür.
Bugünkü sorunun çözümü yarının tohumudur.
Beklentilerini ona göre ayarla.
20. Gelişmek, nadiren mutluluk ve kutlamayla beraber gelir
Tam aksine, gelişmek çoğu zaman bir dereceye kadar acı verici.
Zira gelişmek için bir şeyler kaybetmelisin: Eski değerler, eski davranışlar, eski sevdiklerin, eski karakterini kaybetmek.
Değişimin içinde her zaman keder vardır, ona göre kederlenmeye hazır ol.
21. Sıradan olmanın canı cehenneme
İstatiklere bakarsak sıradan bir insan fiziksel olarak sağlıklı değil, duygusal olarak tedirgin ve karamsarlı, sosyal olarak yalnız, ve finansal olarak borçludur.
Yani evet, sıradan olmanın canı cehenneme.
22. “Hayır” demedikçe, “Evet” demen anlamsızdır
Bizi tanımlayan şeyler vazgeçtiğimiz, feda ettiğimiz, ve reddettiğimiz şeylerdir.
Hiçbir şey feda etmiyor ve reddetmiyorsan, o zaman senin karakterin yok. Sen sadece etrafındaki insanların tercihleri ve isteklerinin bir yansıması olursun.
Başka bir deyişle, kim olduğuna dair karar veremezsen, diğer insanlar senin için karar verecektir.
23. Kendini tanımlarken dikkatli ol
Kendini belli bir şekilde tanımlarken kendine bir zihinsel hapishane yapmış olursun ve sadece bu tanımlamayı onaylayacak şeyleri arayarak ve bularak hayatını geçireceksin.
Kendini olabildiğince gevşek ve belirsiz bir şekilde tanımla. Dünyaya karşı daha az tepkili ve değişimi benimsemeye daha istekli olacaksın.
24. İnsanlar hakkında varsayımlarda bulunma
Onların yaşadıklarıyla ilgili hiçbir fikrin yok.
Kendin hakkında da varsayımlarda bulunma. Muhtemelen neyi konuştuğunla ilgili hiçbir fikrin yok.
Hakkında tarafsız olduğumuz son kişi kendimizdir.
25. Kimse senin hakkında, senin kendin hakkında düşündüğün kadar düşünmez
Her neyin hakkında kendini güvensiz hissedersen, 99% olasılıkla etrafındaki insanlar fark etmeyecek bile.
Zira herkes kendileri hakkında düşünmekle çok meşguldür.
Bu biraz karamsar olsa da aslında çok iyi bir şeydir, çünkü bu insanlar senin hakkında düşündüğünden çok daha az yargıda bulunacağını söylüyor.
26. Özgüven, başarının beklentisinden değil, başarısızlıkla rahat olmaktan gelir
Her şeyde başarılı olmak isteyen birine ne deniyor biliyor musunuz? Narsist.
Bir narsist olma. Kusurlarını kabul et. Başarısızlığı kabul et.
27. Beğenilmemiş olmaya istekli ol
Bu yapılması gereken şeyi - rağbet görmeyen bir şey olsa da - yapmanı sağlar.
28. Birilerine gülünç olmadan bir başkasının hayatı değiştiremezsin
Bir etki yapmanın bedelinin bir kısmı nefretten ibarettir. Ayrıca çoğu zaman sana duyulan nefret oranı, yapacağın işin etkinin oranına eşittir.
29. Her gün diş ipi kullan ve güneş kremi sür
Bakın, bunu bayılmadığınızı biliyorum ama bana güvenin, 20 yıl sonra bana teşekkür edeceksiniz.
30. Sıra dışı sonuçlar sıradan eylemleri uzun zaman boyunca tekrarlayarak yapmaktan elde edilir
Kısa sürede elde edilen her bir başarı yıllarca, hatta belki de on yıllarca, sessizce çalışmanın sonucudur.
31. Bir eş bulmanın romantizmle alakası yok
Bir eş seçtiğin zaman kendine bir sırdaş, danışman, kariyer danışman, terapist, yatırımcı, öğretmen, yol arkadaş, oda arkadaş, en iyi dost, ve iş ortağı seçmiş olursun.
Hayır, eşin tüm bu niteliklere sahip olmalı demiyorum.
Söylemeye çalıştığım şey hoşuna gitse de gitmese de, eşin tüm bunları olacak. İlişkinin anlamı budur zaten.
Ona göre eşini dikkatlice seç.
32. Romantik aşka fazla değer verme
Aşk, ilişki sorunları çözmez, güven sorunları yok etmez.
Gerçek şu ki, aşk iyileştirici olduğu kadar zararlıdır da. O hoparlörlere benzer: İyi bir ilişkiyi daha iyi yapar ve kötü ilişkiyi daha da kötüleştirir.
Beni yanlış anlama, aşk harikadır. İşe yaradığında aşk güzeldir.
Ancak sağlıklı bir ilişki olması için aşk tek başına yetmez.
33. Güven tüm ilişkilerin dövizidir
Tüm iyi ilişkiler yılların güvenilirliğiyle kurulur.
Her bir başarısız ilişki de kaybedilen güven yüzünden suya düşer.
Bu nedenle, dürüstlük ve doğruluk sağlıklı ilişkilerden ve dolayısıyla mutlu bir hayatın temelini oluşturur.
Dürüstlük ve doğruluğun eksikliği kısa vadeli kazanımları olabilir, ama uzun vadede kendini mahvediyorsun. Bu yüzden hemen kes şunu.
Lafı açılmışken…
34. Tüm ilişkilerinde aynı sorunu yaşıyorsan…
Yeni haber: Sorunun nedeni SENSİN!
35. Kötü duygu diye bir şey yok, sadece duyguya kötü bir tepki var
Her bir duygu yapısal ya da yok edici bir şekilde kullanılabilir.
Hayatında öğrenebileceğin en yararlı derslerden biri olumsuz duygularını yapısal bir şekilde nasıl kullanacağını öğrenmektir.
36. Erken uyu ve erken kalk
Hayatım boyunca Cuma akşam saat 9’da yatağa giden ve sabah saat 5’te spor salonuna giden adam tiplerinden asla olmayacağıma dair kendime her zaman söz verirdim.
Ama eğlenceyi bozmaktan nefret etsem de size şunu söylemeliyim ki, asıl fırsatlar sabahta bulunur. Üzgünüm.
37. Hiçbir şeyi hiç kimseye kanıtlamaya zorunda değilsin, kendin için bile
Bir daha söylüyorum: Hiçbir şeyi hiç kimseye kanıtlamak zorunda değilsin, kendin için bile.
38. Hayat tavsiyesi elbise gibidir
Dene. Olmadıysa at ve başkası dene.
Bu arada, tavsiyeler elbiseler gibi: Kötü tavsiye birkaç hafta içinde lüzumsuz olacak, ama iyi bir tavsiye ömür boyu yararlı kalacak.
39. Hayatta anlamlı şeylerin hiçbirisi kolay değil, kolay şeylerin de hiçbirisi anlamlı değildir
Herşeyin altın tepside bize gelirse sevineceğizi zannediyoruz. Ancak gerçek şu ki uğruna çabalamadığımız şeylerden tat almıyor ve değer vermiyoruz.
Bu yüzden hayatında zor şeylerden kaçınmayı bırak ve onun yerine yapmayı sevdiğin zor şeyleri bul.
Ve sonunda…
40. Değişmen için asla çok geç değildir
Bir arkadaş bana büyükannesi hakkında bir hikaye anlattı. Kocası öldüğünde kendisi 62 yaşındaydı, ve hayatının ilk defasında piyano dersi almaya başladı.
Haftalardır gün boyunca her gün çalardı.
İlk başta, ailesi bunun sadece kederini hazmetmek için yaptığı dönemsel bir değişiklik olduğunu zannetti. Ama aylar geçmiş olmasına rağmen kadın hala piyano çalmaya devam ediyordu.
İnsanlar onun delirmiş olması ya da onda yanlış bir şey mı var olduğunu merak etmeye başladılar. Bundan vazgeçmesi ve gerçeği kabul etmesi gerektiğini söylediler. Ama buna rağmen kadın çalmaya devam etti.
Çoğu piyano profesyonellerinin 30 yaşına varmamış olmalarına rağmen kadın 90 yaşına varınca 30 yıldır piyano çalmış, ve klasik eserlerin - Mozart, Beethoven, Bach, Vivaldi - hepsinde ustalaştı.
Piyanoyu nasıl çaldığını gören herkes gençliğinde bir konser piyanist olduğuna dair yemin ettiler. İlk dersi 60 yaşındayken aldığını söylediğinde kimse inanmamıştı.
Bu hikayeyi seviyorum, çünkü bu pratik olmayan bir yaşta olsan bile, işin profesyonellerin yaşından bile işi uzun zaman öğrenmeye zamanın olduğunu gösteriyor.
27 yaşıma kadar yazmaya başlamadım. 36 yaşıma kadar YouTube kanalımı başlatmadım.
Hayatımın her bir aşamasında çoğu insanlardan 5 ya da 10 yıl geç başladım. Buna rağmen bunun önemi yok.
Her zaman birileri bana: “Merhaba, ben 20 ya da 40 ya da 60 ya da 80 yaşındayım, çok geç mi? Değişebilir miyim? Zamanım var mı?” sorar.
Cevap “Asla çok geç değildir.” Her zaman vaktin vardır.
Tek soru şu ki, daha ne kadar burada oturup bahane üretip ve vakit kalmadığını iddia edeceğiz?
.jpeg)
No comments:
Post a Comment